Her türlü entrikanın, hainliğin, samimiyetsizliğin ve kalleşliğin içersinde yetmedi mi bunca şehidin, yetimin, öksüzün... Nice anaları evlatsız bıraktın. Nice babaları yoldaşsız. Nice kızlarını ise dul... Nice yiğitlerin sabır ve tevekkül içersinde kaderine razı, olup biteni samimiyet içersinde içselleştirmiş, tarihin bu dönemini kanları ile, gözyaşları ile, ilimleri ile, bilgileri ile, fedakarlıkları ile ve nihayetinde yürekleri ile ama kocaman yürekleri ile yazıyor. Tanıklık ediyor. Not alıyor. Sizlerden rica ediyorum.Unutturmayın ölen şehitlerimizi, boynu bükük bıraktırmayın, verilen bu mücadeyi dünde olduğu gibi bugünde yerde bırakmayın. Yoğun gündemler, yaşanan hayatlar içersinde, kanayan bu yarayı kapatmayın, şehit haberlerine alışmayın. Türkü söyleyerek bombalar hazırlayan hainleri görün; bilin; bunları kullananları affetmeyin. Gözlerimizin içersine baka baka demokrasi, kardeşlik türküleri söyleyerek gerçek yüzlerini gizleyen hainleri unutmayın. Ne demek devletin polisine, askerine silah sıkmak, keskin nisancılar ile şehit etmek, bomba düzenekleri hazırlayıp, pusular kurmak. Ne demek. Şehitlerimizi öldüren hainlerin cenazelerine gitmek de ne...
kim bunlar...Bunların cenazesine kimler gider, niye gider... Görmüyormusunuz ? Duymuyormusunuz?
Doğuda, Güneydoğu`da milli mücadele veriliyor. Mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev askeri ile polisi
ile devleti ile top yekün bir mücadele... Bu sorun sadece devletin, hükümetin, reisi cumhurun
meselesi midir ?
Ülke her yönü ile çevrilmişken, din alet edilirken, milli duygular örselenirken, basın özgürlüğü
diye her türlü oyun devşirilirken, neden sadece seyrediyor. Sessiz sessiz bir kenardan bakıyoruz.
Sadece kandırılan dağdaki teröristler mi ? Zannetmiyorum.
Yurt dışına çıkınca daha iyi anlaşılıyor hani derler ya 'Balık deryada gezerde derya yı bilmez.'
Biraz bizde öyleyiz gibi...Çok kısa da süre de büyük işler başarılınca ve de bunları başarmak sanki
kolaymış gibi algılanmaya başlayınca, birde birileri de bizim adımıza bunları yapıyor ve de zorluklara
gögüs geriyorsa şayet işte o zaman hariçten gazel okumak çok kolay geliyor insana. Şu alınan yola,
yapılan işlere, en önemlisi ise zihniyet değişikliğine bakılırsa Ertuğrul Gaziler, Fatihler, Yavuz Sultan
Selimler tarihin sayfalarından çıkar ve günümüzde ete kemiğe bürünürler...
Belki bizim dönemimiz insanları Çanakkaleyi yaşamadı. Yemeni yaşamadı. Sarıkamış`ı
bilmiyor. Hep bize bunlar anlatıldı. Yaşamadığımız için idrak etmekte zorluk çekiyoruz belki de...Çevre
ile ilgili söylenen güzel bir söz vardır.'Biz bu Dünya`yı atlarımızdan miras almadık. Çocuklarımızdan
ödünç aldık.' diye doğrudur. Ama Vatan mevzu ise eğer 'Biz bu vatanı atalarımızdan emanet aldık.'
diyorum.
Evet hastaneler yapalım. Okullar, yollar yapalım. Stadlar yapalım binlerce seyircisi olan,
kalkınma ve bayındırlık adına ne varsa yapalım çok güzel...ama sakın doğuyu , güneydoğuyu
sıradanlaştırmayalım. Şehitlerimizi unutmayalım. Bizi biz yapan değerleri yerine koyarken her
şehidimiz için yüreğimiz kanasın , gözümüz yaşarsın, ağlayalım. Bizler de her şehidimizin annesi,
babası olalım. Kardeşi, abisi, bacısı olalım. Dertlenelim, yüreğimiz yansın fatihalar ve yasinler
okuyalım. Ama olup biteni asla unutmayalım sadece bir habermiş gibi sayılara
hapsetmeyelim.İçselleştirip,idrak edelim. Hani her kapıda bir ağlayan var. Amcamın kimsesi yok.
Ağlayanı yok deyince herkesin önce Hamza için ağlayıp sonra kendi şehidi için ağladığını
unutmayalım.Emanete sahip çıkalım.
Kalın sağlıcakla...