Kuyumculuk ve inşaat alanında faaliyette bulunan iş dünyasının başarılı ve saygın ismi Suat Özarslan daha güzel ve yaşanabilir bir Maltepe için elinden gelen fedakarlığı yapmaya hazır olduğunu söyledi. Özarslan, Klas Haber Gazetesi`nin sorularını yanıtladı.
Kendinizden ve işlerinizden bahseder misiniz?
1979`dan beri Maltepe`de kuyumculuk sektörüyle uğraşıyoruz. İnşaat sektöründe de faaliyet gösteriyoruz. Safir Line Mücevherat ve Safir Line İnşaat olarak iki sektörde iki işletmeyle yer alıyoruz. Aslen Erzurumluyum. Maltepe`de büyüdüm. Maltepe`nin sevilen bir ailesine mensubum. Uzun yıllardır ticaretin içindeyiz.
İnşaat projeleri nasıl ilerliyor
Kozayatağı`nda ve İdealtepe`de inşaatlarımız var. Bostancı Altıntepe bölgesinde yeni bir inşaata daha başlıyoruz. Üç bölgede de devam ediyoruz. A segmentinde inşaatlar yapıyoruz. İnsanların rahatlıkla yaşayabileceği, güncel teknolojilerin hepsinin içinde yer aldığı, deprem ve afet yönünden güvenlik sistemlerinin en üst seviyede olduğu inşaatlar yapıyoruz. Kısa süre olmasına rağmen kaliteli işler ortaya koyduğumuz iş alabilen bir firmayız ve sürekli iş alabiliyoruz. İnşaat yapmak eskisi kadar kolay değil. Artık 7 kademeden denetlenerek yapıyorsunuz.
Kentsel dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul çok büyük deprem riski yaşayan bir bölge. Hükümet böyle bir konuda yatırımcıların önünü alçarak, doğru yöne kanalize ederek sağlıklı ve güvenilir yapılar oluşmasına sebep oluyor. Böyle olunca da insanlar daha ferah, daha güvenli bir hayat yaşamış oluyor. Binalar artık yayvan değil, daha dikey yapılmaya başlandı. Deprem yönetmelikleri ve afet yasalarına doğru orantılı olarak bu yönde yeşil alanlar kullanmak zorundasın. Çok sayıda ağaç dikebilirsiniz. Bazen ağaçları taşımak zorundasınız.
Eskiden böyle değildi. Klasik müteahhit anlayışı vardı. Yap binayı, kes ağacı, geç. Kurallar ve yönetmelikler sabit. Yeşil alanı da korumak zorundasın.
Müşteriniz mutlaka otopark istiyor mu?
Yaptığın daire sayısına göre otoparkını tahsis etmek zorundasın. Dışarıda kalan her araç için devlet senden otopark parası alıyor. Bunu yapmamak daire fiyatlarını da biraz yukarı çekmek için müteahhitler kapalı otoparklar kullanıyor. İki katlı otopark kullandığımız projelerimiz oluyor. İnsanlar daire alırken kapalı otopark, çocuk parkı, site şartlarında güvenlik ve yüksek malzeme kalitesi arıyor. Erkek adam işe gittiğinde aklı ne çocuğunda ne de eşinde kalsın istiyor. Eskiden hepimiz evimizin önüne gelip aracımızı arka sokağa park ediyorduk. Şimdi aracınla gelip kumandayla kapıyı açıyorsun. Asansörle dairene çıkıyorsun. Teknoloji bunları gerektiriyor. Dünya standartları bunları gerektiriyor.
İnsanların alım gücü çok yükselmeye başladı. Bugün en düşük gelirli evde bile minimum bir araba olabiliyor. 2-3 aracın olduğu evler var. Yeni yaptığınız binada otopark yapmazsanız araçlar sokağı doldurur. İstanbul yaşanmaz bir hale gelecek.
Türk ekonomisinin genel gidişatını nasıl görüyorsunuz?
Türk ekonomisi sürekli yükselen bir trend çiziyor. Sürekli yukarı çıkış var. IMF`ye borcumuzun bitmesi söylerken bile hafife alınacak bir şey değil. Angela Merkel ve Benjamin Netenyahu bile senden özür diliyor. Dış politikada bir dik duruş sergileniyor. Bununda piyasaya getirdiği canlılık var. Yurt dışından çok ciddi yatırımlar var.
Özellikle Araplar var. Onların ilgisi nasıl?
Araplar malum çok zengin. Yeni yapılan projemizde bir Arap bir tane dubleks daire istiyor. Ama metrekare ile ilgili sıkıntımız var. İki daireyi birleştirelim diyoruz. Araplar büyük metrekareli evleri sever. Deniz manzaralı yerde bizden 400 metrekarelik ev istiyorlar.
'Maltepe`de bir milyon dolara daire satacak duruma geldik'
Neredeyse bütün konut projelerinin hızla satılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Alım gücü yükseldikçe ve bankaların uyguladığı politikalarla faiz oranları aşağı çekildikçe bu daire satışları her zaman gerçekleştirilecektir. Maltepe`de bile bir milyon dolara daire satacak duruma geldik. Maltepe`nin iyi bir noktasında daire yapsak belki banka kredisi bile kullanmadan satın alacak insanlar ortaya çıkmaya başladı.
Türk milleti olarak kazandığımız para cebimize girmeden krediler doğrultusunda borçlanmaya başladık. Bunlar olmasa mal sahibi olamayacağız. Ülkede eskisi gibi güvene dayalı ticaret bitti. Eskiden müteahhitten daire alırdın. 40 bin lira peşin verirdiniz. Kalanını aydan aya verirdiniz. Müteahhit kredisiyle ev sattığı zaman paranın hepsini alıp ticari hayatını daha rahat sürdürebilecek. Mal sahibi de bırakıp kaçar diye müteahhitten korkuyor. Bankaların bu işi sübvanse etmesi hem müteahhit hem de ev alacak kişiler açısından daha mantıklı gözüküyor.
İnsanlar kira öder gibi ev sahibi oluyor. Genelde limitlerinin üstüne çıkıyorlar.300 bin lira limiti olan ailenin alacağı ev hiç bir zaman 300 bin olmamıştır. 400 bin liralık daire almıştır. İnsanlar tercihleri doğrultusunda imkanlarını zorluyor. Ürün yelpazesinin artması da onların limitlerini aşmasına sebep oluyor.
Neden lüks segment binalar inşa ediyorsunuz?
Bu işe girerken önümüzde iki seçenek vardı. Ya doğru yerde doğru projeleri yaparak müteahhitlik yapacaktık; ya da diğerleri gibi standartları koruyarak inşaatlar yapacaktık. Standart inşaatları kişilik ve karakter bakımından yapamayacağımız için birinci şıkkı seçerek doğru dürüst inşaatlar yaptık. Üst kesime hitap etmeyi hedefledik. Bu doğrultuda yanıldık mı? Hayır yanılmadık. Çünkü ülkemizde alt kesimde üst kesim gibi yaşamaya çalıştığı ve bu döngü hızlandığı için daha geniş bir müşteri yelpazesine sahip olduk.
Pazarlama konusunda zorluk çekiyor musunuz?
Biz ataerkil aileden geliyoruz. Oğlum bizim bina yenileniyor. Sende gel bizim binadan ev al derler. Ticaretimiz hep dostane şekilde devam ediyor. Güven çok önemli. Biz kuyumculuk sektöründen gelen bir firmayız. İnsanlara tişört satmıyoruz. Bir kerelik bir hizmet satmıyoruz. Altın satıyorsun. Parayla para takas ediyorsun. Altını halkımız halsa yastık altı yatırım aracı olarak görüyor. Güvene dayalı ilişki kurmak ve sattığın malın arkasında durmak zorundasın. Sattığın malın arkasında duruyorsan doğru olarak güven telkin ediyorsun. Güler yüzlü olmak lazım.
Kuyumculuk sektörünün geleceğini nasıl öngörüyorsunuz?
Türkiye`de kadınların altına ilgisi devam ettiği sürece ve yatırım aracı olarak görülmeye devam ettiği sürece kuyumculuk hiçbir zaman ölmeyecek bir sektör. Paranın döngü kısmında hanımlar devreye giriyor. Alım gücü yükseldiği için insanlar kıyafetlerine göre takı almaya başladı. Altının pahalı olması sebebiyle ciro kayıpları olmuştur. ama bu bir geçiş süreci. Altın bir maden. İstediğin kadar basıp çoğaltacağın bir maden değil. Çok düştü ve çok yükseldi. bu dönem içinde mutlaka zarar eden olmuştur. Ama altın 110 lira bandını gördü. Bugün 84 lira bandında. 110 liradan altın alan insana bile biliyor ki altın bir gün 110 liranın üstüne çıkacak.Mutlaka para kazanacaktır.
Altın uzun vadede hep yatırımcısının yüzünü güldürmüştür. İnsanlar yarın ülkede ve dünyada nasıl gelişmeler olacağını bilemiyor. Yatırımcı, 'ABD ile bir Orta doğu ülkesinde savaş çıksa paramla ne yaparım?' diye düşünüyor. Doları, euro`yu ve TL`yi nasıl kullanacağını soruyor. Kullanamaz o an için tek geçerli olan materyal altın. Uluslararası camiada tanınan, hemen nakite çevirebileceğin materyaldir.
İnşaat sektörünün gelişimini nasıl görüyorsunuz?
İnşaat sektörü kentsel dönüşümün başlamasıyla hızlı bir ivme kazanmış durumda. Kuyumculuk sektöründen geldiğimiz için inşaatta da çok fazla detaylara takılıyoruz ve çok zorlanıyoruz. Ufak bir yüzüğün üzerindeki hatayı görmemizden kaynaklanan göz melekesi vardır. Detaycı olduğumuz için zorlanıyoruz. Ama sağ olsun personelimiz bu konuda bize çok anlayış gösteriyor. Kendilerini bu anlamda çok yetiştirdiler. Kalifiye elemanlarla çalışıyoruz. Ama alışılmış olan müteahhit zihniyetinden farklı bir zihniyetle karşılaşınca onlarda çok zorlandı. Şu an onlardan çok memnunuz. Onlarda bizden çok memnun.
Detaylar sizin için önemli değil mi?
Detaylara takılıyoruz. Çünkü bayanlar detaylara takılarak alışveriş yapar. Hiçbir erkek ne kadar evin içinde söz sahibi olsa da tek başına ev satın almaz. Mutlaka eşinin onayını alır. Kadınlar en doğrusunu bilir.
Bir Maltepeli olarak ilçenizin son yıllardaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çocukluğumdan beri Maltepe`de ikamet ediyorum. Buranın son beş yılını düşündüğüm zaman çok üzülüyorum. Maltepe adına çok büyük bir kayıp olarak görüyorum. Çünkü Maltepe`ye yapılan hiçbir yatırım yok. Maltepe`de sadece insanların isteklerine cevap vermeye çalışan ama bu konuda çok yetersiz olana bir yönetim var. Üzerine konuşulacak çok fazla şey var. Özetlemek gerekirse son beş sene Maltepe için çok büyük bir kayıp. Sokaktaki tepkileri duyunca, müşterilerimizle konuşunca halkın nabzını tutuyoruz. Konuşulanları duyunca bir Maltepeli olarak üzülüyorsunuz. Maltepeliyiz.
Bir iş adamı ve Maltepeli Maltepe`nin marka değerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Maltepe`nin marka değeri çok büyük bir zarar görüyor.
Şükürler olsun ki Büyük Şehir`in sahile yaptığı büyük bir şehir parkı projesi var. Avrupa`nın en büyük parkı yapılıyor. Bu ilçemizin marka değerini ciddi oranda artıracaktır. Sadece yüksek ve yaşanabilir binalar yaparak Maltepe`nin marka değerini artıramayız. Bunu hem müteahhit hem de vatandaş kimliğimle söylüyorum. Evet biz büyük ve kaliteli binalar yapmak istiyoruz. Ama bu yeteli değil. Yaşanabilir sosyal, kültürel ve sportif alanlar oluşturmak gerekiyor.
Türk milleti olarak yaşamı dört duvar arasında ailemizle yaşadığımız alan olarak algılıyoruz. Halbuki öyle değil. Sabah 09:00`da evden çıkıyorum. Gece yarıları eve dönüyorum. İstanbul`da yaşayan herkes bunu yaşıyor. Sosyal hayatımız ya trafikte ya da telaşla koşturmaca da geçiyor. Vasat sayılabilecek yerlerde oturup vakit geçiriyoruz. Bunların çok daha üst seviye ye çıkması gerekiyor.
Sahil dolgu projesi Maltepe`ye neler katacak?
Maltepe Anadolu Yakası`nda sahil şeridi en uzun olan ilçemiz. Yapılan büyük park sosyal, kültürel ve sportif anlamda çok büyük bir açığı kapatacak. Pendik`e gittiğinizde Marina sayesinde çok farklı bir atmosferle karşılaşıyorsunuz. Marinada toplan 25 - 30 tane mağaza var. İçeride gezen inanların yüzde 70`i sadece tekneleri olduğu için oraya gelen Pendik dışından gelen insanlar. İnsanlar kafelere giriyor, alışveriş yapıyor. Orada bir döngü oluşuyor. Pendik`in ücra yerlerinden gelen insanlar dışarıdan gelen insanlara bakarak kendisini geliştirmeye çalışıyor. Pendik`in çıtası yükseliyor. Sahil dolgu projesini bekliyoruz. İnşallah Maltepe`ye büyük değer katacaktır.
Maltepe`nin trafik yoğunluğu nasıl biter sizce?
Marmaray`ın açılması Maltepe`nin trafiğinin hafiflemesine katkıda bulunacaktır. Maltepe`de beş yıl önce dönemin AK Partili belediye yönetimi tarafından gündeme gelen dalçık projesi vardı. Trafik yerin altına alınacaktı. CHP`li Maltepe Belediyesi ile Büyük Şehir`in ters düşmesi sonucu Maltepe bundan yoksun kaldı. Maltepe trafiği yerin altına alınsa ve cadde trafiğe kapatılsa İstiklal Caddesi ve Bahariye Caddesi gibi oluruz. Böyle olunca kimlikli mağazalar, dünya markaları gelmeye başlayacak. İnsanların iyi vakit geçireceği kafeler ve sosyal alanlar olacak. Bu Maltepe`ye iş hacmi getirecek ve marka değeri artacak. Bu noktada şöyle düşünmek gerekiyor. Maltepe de biz hangi partiyle nasıl yol alabiliriz. Buna bakmak gerekiyor.
Bu noktada siyasete sıcak bakıyor musunuz?
Hayatın ne zaman ne getireceği belli olmaz. Maltepe`ye sevdalıysak eğer bir noktadan sonra siyasetin içinde yer almak gerekiyor. Çünkü Maltepe sevdalısı olmayı sadece sözde bırakmamamız gerekiyor. Onu uygulamaya dökmek gerekiyor. Ne kadar çok Maltepe sevdalısı siyasetin içine girerse Maltepe o kadar daha iyi oluyor.
Erzurumlular Derneği ve diğer STK`larda görev alıyor musunuz?
Erzurumluların Maltepe`de çok ciddi bir potansiyeli var. Nüfus bakımından Sivas`tan sonra ikinci sıradayız. Ağabeyim Erzurumlular Vakfı`nın kurucu üyesi. Bende üyeyim. Toplantılarımıza giriyoruz. Bize 'herifene' derler. Ülkemizi seven insanlarız. birlik ve beraberlik doğrultusunda iyi şeylerin yapılabileceğine inanıyoruz. Eski birlik ve beraberliği Maltepe`de toparlamak anlamında her kurumda gerekirse görev alırız.