Uzun ince bir yolda gidiyorsak şayet, bu yol birde iki kapılı bir han ise. Bütün şatafatı ile dünya gülse ne anlam ifade eder...
Bilirim dilin kemiği yoktur. Biraz saygı ister her insan evet önce saygı. Eşe, dosta, anneye babaya ,ataya. Değerlerimizi nede güzel feda ediyoruz. Ne kadar kolay başkalaşıyor ne kadar kolay eleştiriyor ve de yargılıyoruz. Oysa dünyanın istediği konuşan, eleştiren, kınayan insan değildir belki de; belki de okuyan, öğrenen, öğreten bir o kadarda işleyen, üreten, yeşerten, yaşayan, yaşatan, değişmeden değiştiren belki de farkını ortaya koyan insandır kim bilir...
Tarihe bakarsanız şayet her zaman kendisi olmuş; bir derdi, bir hayali olan insanlar geçmişte var olmuş, bulunduğu dönemde farkını ortaya koymuş ve geleceği her daim aydınlatmıştır. Sözüm ona akıntıya kürek çekenler, kraldan çok kralcı olanlar, başkalarının hayallerinde işçilik yapanlar, bulunduğu kabın şeklini alıp, kimin kayığı gıcırdar ise ona binenler sadece yalancı hayaller peşinde koşmuş, her gördüğü serapta yalanları ile avunmuş, iç bütünlüğünü yakalayamadan tarih sahnesinden silinip gitmiştir.
Yaşadığımız coğrafyaya bir bakın kimler ağlıyor, kimler gülüyor, kimler mazlum, kimler kullanılıyor. Kimler vaatlerde bulunanlar ve kimlerin adına vaat ediyor. Kimlerin türküsünü söylüyor.Kurt kimdir? Kuzu kim ?
Benim derdim ve bildiğim çok çalışmamız gerektiğidir. Durmadan, dinlenmeden, çatlarcasına, usanmadan öyle bir başına, tek başına, herşeye rağmen, şikayet etmeden, of demeden, sarsılmadan, yıkılmadan, kaya gibi dimdik durarak çalışmamız gereğidir. Ne iş yapıyorsak, ne üretiyor, ne yazıyorsak, neyi şekillendiriyor, nelere gönül veriyorsak hiç kimseye aldırmadan, gönül koymadan, yüreğimizle çalışarak. Bunca başarısızlıklar içersinde başarmak adına, yılgınlıklar içersinde pes etmeden, idealleri ve hayalleri için yaşayan sizce ne kadar insan vardır? Dün alkış tutarken bugün yerdiğimiz , bugün yüceltirken yarın kim bilir neler söyleyeceğimiz.Yada bugün hiç düşünmeden eleştirirken yarın ne pişmanlıklar yaşayacağımız.
Eğer insan inandığı değerler için yaşıyorsa şayet yalnız kalsa da yalnız değildir. Değer yargılarını kaybetmemişse şayet ne kadar hata, yanlış yapmış olsa da emin olun düze çıkacaktır. Yeter ki siz hangi kapı da kime kul olduğunuzu unutmayın. O gecenin en karanlık anında bile sizi görecek. İşitecektir. Gerisi mi? Sadece teferruattır.

